Yazi – Yaziya Layik Olmak

65
195

Eski Türk filmlerinde vardir. Hani güzel ve alimli kadin sigara dumanlari altindaki pavyonda hüzünlü gözlerle etrafina bakarken sarhos gecelerin mezesi olmustur. Barda ya da masada müsterisiyle içki içer ama asla geceyi o müsterilerle geçirmez. O oralara düsmüs namuslu fakat muhtaç bir kadindir. Mesaisi dolunca evine gidecek, yorgun argin kapiyi anahtariyla açacak ve içerde ondan bir tas sicak çorba bekleyen yasli babasina ve biricik yavrusuna ev kadini titizligiyle yemek hazirlayacaktir.

Dedigim gibi bu hikâye sadece filmlerde olabilecek bir hikâyedir. 

Yaziya bulasmissaniz öyle suya sabuna dokunmadan yazamazsiniz. Zaten yazi sizi affetmez. Her yalpaladiginizda ensenizden tutup silkeler, kendinize gelirsiniz ya da artik yazmazsiniz…

Bizim gibi ortalama bir egitimden geçmis herkes hemen hemen ayni cümlelerle konusur… O cümlelerin kisirligindan kaçma yöntemi hayata bir dünyali gibi bakmakla mümkün. Hayata dünyali gibi baktiginizda bu dünyada gelip geçici oldugunuzu, insanligin bir bütün oldugunu, degisik cografyalarda yeseren kültürlerin bir yerde mutlaka bulustugunu görürsünüz. Kayginiz kendi yasam serüveninin disina çikip insanligi kapsar.

Aslinda her okudugum kitapta yazamayacagimi daha iyi kavriyorum. Her okumadan sonra yazarlarin dili beni büyülüyor… Hani bazen kaybolmak istersiniz ya, kaybolmak, görünmez olmak, hatirlanmamak… Bazen tam böyle hissediyorum. O büyük yazarlarin karsisinda küçülsem de böcek olsam otlarin arasina siginsam dedigim bir anda birden karsima baska bir yazar çikiyor…

Dilini anladigim bir yazar. Bütün olumsuz düsüncelerimi yerle yeksan ediyor. Saydam, billur, yumusak, kavgaci, inatçi, sevgi dolu, hayati özümsemis, apaydinlik…

Dilini anladigima göre dilimi konusabilirim deyip yeniden geçiyorum yazinin basina…

Insan gerçek hayatta kuramadigi hayati yazilarda kurar…

Gerçek hayattaki yalnizliktan yazilarin kalabaligina karisarak kurtulur…

Geçmisin gölgesinden yazilarla kurtulur.

Yeni bir hayat kurarken geçmisin gölgesinin üstümüze düsecegini bildigimiz için ertelemez miyiz çok zaman düslerimizi… Gölgeli bir gelecek kurmaktansa bir hayalin isiginda dolanmayi tercih etmez miyiz?

Iste yazi bizi o gölgeli hayattan kurtarir…

Geçmisin gölgesi düsse de yazdiklarimiza yazida kurulan bir hayattir o ve gerçek hayatimizla paralel baska bir hayat sunar bize…

Çetin Altan hep der ya ”Yaziya layik olmak” diye… Yazi evreni öyle bir evren ki ona layik olmalisiniz… Eger bunu beceremezseniz hemen kendini desifre eder…

Yaziyla hasir nesir olmussaniz gün boyu etrafiniza daha bir dikkatli bakarsiniz. Bazen günlük hengâmeye kendinizi kaptirdiginizda dünyadan koptugunuzun farkina bile varmazsiniz. Hani Türkiye haritalari vardir öyle tek basina sanki dünyada degil de boslukta kendi basina saliniyormus gibi duran… Eger karsinizdaki duvara onu asarsaniz kendinizi dünyadan evrenden soyutlar öylece boslukta sallanir durursunuz… Ama bir dünya haritasinin içindeki Türkiye’ye bakarsaniz hayati algilama seklinizin de degistigini görürsünüz. Hele bir de evrenin fotografini asmissaniz tam karsiniza bakin o zaman dünya ne küçük gözükür gözünüze…

Inanin o zaman evreni kesfe çikan ‘Küçük Prens’ olmak için yanip tutusursunuz…

65 YORUMLAR

  1. sevgil nilanya yazina baslarken hayatin bir gerçegini kaleme dökdügünü düsündüm. ama okudukça bir gerçegi daha vurmussun yazina. sevkle okudum yazini. ellerine güzel yüregine saglik…

  2. katiliyorum sana nilanya ve paylasmak istedim yazmaya dair düsüncelerimi eksik kusur varsa affola:)

    Yazmak…

    Bedeli agir bir mesele…

    Ya da bir tercih…

    Hissetmeden, yasamadan yazmak,

    Çorbayi çatalla içmeye çalismak gibi bir sey olsa gerek…

    Yasam sekli…

    Hayat biçimi, yazmak…

    Harflerin duygularla birlesip,

    Cümleler içerisinde dans edebilme yetenegi, yazmak…

    Yazmak,

    Içinde hapsolmus hislerin,

    Cezasini tüketmis bir mahkûm misali,

    Özgürlüge kavusma sevinci…

    Ay isiginin,

    Karanlik odaya dolup aydinlattigi bir anda,

    Yatagin üzerinde duran kalem ile kâgidin sevismesi yazmak…

    Yazmak,

    Tükenmisligin mutsuzlugunda,

    Uzanan bir dost elin seni kaldirmak için uzanmasi…

    Uzagi yakin kilmak, yazmak…

    Kendin olma özgürlügünü yasamak…

    Yazmak,

    Iç çirpinislarina kanat takip uçmak…

    Göklere çikip, oradan yeryüzüne bakmak…

    Ve bir ask,

    Yazabiliyor olmak…

  3. Merhaba delisey.. Bence senin yazin daha güzel.. Çok begendim..

    Bir de yazimin basligi sadece Yazi sonrasi ekleme bana ait degil… Sonra telif falan istenmesin kaynak gösterelim de… Herkese sevgiler…

  4. yaa tesekkür ederimde ben yorumu hemen geri aliyorum:) sadece yaziya bakisimi anlatmak istedim paylasmak her zaman hepimizin yaptigi gibi.emegin önüne geçmek degil tabiki niyet:)

  5. Hemen altina ekliyorum Yazmak…

    Bedeli agir bir mesele…

    Ya da bir tercih…

    Hissetmeden, yasamadan yazmak,

    Çorbayi çatalla içmeye çalismak gibi bir sey olsa gerek…

    Yasam sekli…

    Hayat biçimi, yazmak…

    Harflerin duygularla birlesip,

    Cümleler içerisinde dans edebilme yetenegi, yazmak…

    Yazmak,

    Içinde hapsolmus hislerin,

    Cezasini tüketmis bir mahkûm misali,

    Özgürlüge kavusma sevinci…

    Ay isiginin,

    Karanlik odaya dolup aydinlattigi bir anda,

    Yatagin üzerinde duran kalem ile kâgidin sevismesi yazmak…

    Yazmak,

    Tükenmisligin mutsuzlugunda,

    Uzanan bir dost elin seni kaldirmak için uzanmasi…

    Uzagi yakin kilmak, yazmak…

    Kendin olma özgürlügünü yasamak…

    Yazmak, 8 Eylül 2009 /Delisey

    Iç çirpinislarina kanat takip uçmak…

    Göklere çikip, oradan yeryüzüne bakmak…

    Ve bir ask,

    Yazabiliyor olmak…

  6. nilanya yazini iyi seçilmis kelimelerini her zamanki gibi keyifle okudum.

    "Yaziya bulasmissaniz öyle suya sabuna dokunmadan yazamazsiniz. Zaten yazi sizi affetmez. Her yalpaladiginizda ensenizden tutup silkeler, kendinize gelirsiniz ya da artik yazmazsiniz"

    (buralarda bütün yazilar suya, sabuna dokunmayan yazilar.) :=).

    "Bizim gibi ortalama bir egitimden geçmis herkes hemen hemen ayni cümlelerle konusur"

    (üzgünüm bu fikrine katilamiycam orta düzey egitim yada, orta düzey yasam hangisinden bakarsak bakalim ayni kelimelerle konustugumuzu düsünmüyorum canim. (bu söylediklerim senle, beni kapsamiyor genel anlamda söylüyorum)
    ayni egitimi görmüs insanlar dahi kavrayis ve algilari yüzünden farkli düsünüp, konusurlar diye düsünüyorum.
    tabii bu benim düsüncem.
    yazi yazmak bence bir iletisimdir. tipki konusmak gibi yazarkende dogru iletisim kurmayi basarabilmeliyiz.
    ama türk, toplumu olarak nazenin bir milletiz diye düsünüyorum :=) çogu zaman dogrulari söylemekten (incitmekten korktugumuz için degil) aslinda incinmekten korktugumuz için yalin dogrulardan kaçiyoruz.

    dogrulari söylemekten, vede söyleneni kabullenmekten korkmayan bir toplum olmamiz dilegi ile.
    yazdigin konu itibariyle düsüncelerimi açiklama firsati sundugun için tesekkür ederim.

  7. Sevgili Renkli Dergi editöründen bir rica. Yazimin basligi sadece Yazi… acaba sondaki eki kaldirmak mümkün mü? eger konuyu anlatamiyorsa da baslik hata benimdir ve bundan sonra daha uzun düsünürüm baslik konusunda… Simdiden tesekkürler…

  8. Merhaba Lyra7 bir yazi üzerine düsünürken kendime sinirlar koydugumu ve o incinir, bu kirilir, simdi konu hassas, acaba hangi cümleler daha çok diyaloga yönlendirir? . derken kendimi bu yazinin içinde buldum.

    Ortalama egitimden kastim bütün Türkiye olarak okuma oranimiz dördüncü sinftan terk… Maalesef böyle.. Günlük konusma dilinde kullandigimiz kelimeler sinirli sanirim ortalama 200-300 kelimeyle konusuyoruz. Viktor Hugo yirmi bin kelimeyle yazmis… Ötesini oturup düsünelim derim. Sevgiyle…Hepimiz hayati anladigimiz sekliyle yasariz…

  9. "Yazi" basligi çok genel oldugu ve ilerde baska bir içerik için kullanilmasi gerekebilecegi gerekcesi ile degistirilmistir. Ayni gerekçe ile degistirilmesi mümkün degildir.

  10. Aglamak için gözden yas mi akmali?

    Dudaklar gülerken, insan aglayamaz mi?

    Sevmek için güzele mi bakmali?

    Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi baglayamaz mi?

    Hasret; özlenenden uzak mi kalmaktir?

    Özlenen yakindayken hicran duyulamaz mi?

    Hirsizlik; para, malmi çalmaktir?

    Saadet çalmak, hirsizlik olamaz mi?

    Solmasi için gülü dalindan mi koparmali?

    Pembe bir gonca iken gül dalinda solmaz mi?

    Öldürmek için silah, hançer mi olmali?

    Saçlar bag, gözler silah, gülüs, kursun olamaz mi?

    Victor Hugo

    ama çok içimden geldi bunu paylasmak konuyla ne alakasi var derseniz su dizeleri havada kapasi gelmiyor mu insanin güzelligine baksanaza:))

    bin kez okusam bikmam:)

  11. Yasamak coskun varsa yada tukettinde o seni birakmiyorsa yazmaktan baska ne yapilabilir ki !

    Harika yazini getirip sadece Turkce sozcuk kullanim sayisi ile sinirlamamak gerek tabi yada bu noktaya cekmek burda dugumlemek.Oylede olmamis ama oyle bir amacimda yok yazin gereken ve hakkettigi noktada ,yorumlarin cagrisina yanit vermek yada bende bir burdayim demek icin sadece iki not dusebilirmiyim :

    Adamlar cozumlemeyi yapmis incelemis bende alintiliyayim dostlarimin defterlerinden dedim:)

    TDK sozlugunde 111 bin 27 sozcuk bulunuyor. Bunun 14 bin 1981’i yabanci kökenli. Eksik fazla kabaca hesapla assagidaki gibi yabanci soczcuk toplami

    Almanca 98

    Korece 1

    Arapça 6467

    Latince 78

    Arnavutça 1

    Macarca 9

    Bulgarca 19

    Mogolca 4

    Ermenice 24

    Norveç 2

    Farsça 1359

    Portekizce 3

    Fince 2

    Rumca 400

    Fransizca 5253

    Rusça 44

    Ibranice 7

    Slavca 24

    Ingilizce 485

    Sogdca 24

    Ispanyolca 33

    Yunanca 48

    Italyanca 89

    Japonca 9

    Kurtce Turkce den sayildigindan hesaplanmadi:)

  12. anlayamadim da pardon kürtçe türkçeden sayildigindan derken?

    eger dilden sayilmiyorsa adamlar çatir çatir konusuyorlar walla:) yok sayiliyorsa türkçeden ben neden anlamiyorum bu dili?

  13. Bardaki kadindan bahsediyorsaniz eger o dünyada, o dünyaya ragmen, o dünyanin kurallarina bulasmadan yasamak nasil mümkün degilse, yazi yazarken de akara kokara bulasmadan yazayim demek olmaz… Balik ne kadar suyun içindeyse su da o kadar baligin içindedir.

  14. Delisey siirine bayildim.. Kürtçe bir dildir ve hem de Kürtlerin anadilidir. Belki onun bir dil olmadigi yönünde tezler de vardir ama dünya üzerinde konusulan her dil kutsaldir. Bazen bazi dillerin son konusanlari öldü haberleri olur gazetelerde. Düsünsenize o dilin ölümü, hiç bilmedigimiz kesfedemedigimiz bir kültürün de ölümüdür…

  15. Kendimi anlatamama ozurluyum ben arkadaslar o nedenle siz biraz daha caba sarfedin diyerek tabi ki siyrilmayacagim.

    Delisey:)

    Kurtcede yaklasik 131 bin ile 150 bin arasi sozcuk var..Turkce Sozlukteki Kurtce sozcuk bilgisine sahip olmadigimizi ve bunun icin bir inceleme yapmadigimizi ve o verdigim listeye bunun dahil edilmedigini anlatmak istedim .Uzun uzun yazmak yerine kisa anlatayim arkadaslar nasilsa anlar demistim (diye dusunmustum); Beni ilk yaniltan oldunuz. Ama bazen sorular tabiki kendimiz icin sorulmaz bir baskasinin alaninin acilmasi icinde sorulur,bazen provakatif ruhumun ayaga kalkip hic olmadik seyleri ortaya dokmesi gibi:)

    Nilanya; Yazinin uzerinde dusundugumu ve yeni kurgulara kapi araladigini anlatmak icin yazmistim (kivirmiyorum:)).Su an dusunuyorum ve yazarin masalar arasinda dolastigini betimliyordum:) Yazi bazen yasama karsi direnc olusturmak icinde bir firsat anidir gibi geliyor bana. Bende konsamatris yazar imgelemi arasinda bir baga kapi actigin icin bu alanda kendime dusun meskalesi yarattim olay bu…Yoksa yazinin anlasilmazligi yada "aaaaaaaaaaa! ne yaptin sen ya!" durumu degil…

    Sadece kendim icin not: Olabildigince insanlari ajite edici yazilardan uzak dur theguray. Alanini kullandigin insanlarin bagli bulunmak zorunda kaldiklari yasalar karsisinda zorda kalmalarina neden olma.Kendin icin bu siniri dusunme ama.:)

    Ah tirsik yazar yanim bak ya gene ortaya cikti:)

    Eline tekrar saglik Nilanya….

  16. O Rum meyhanesinde bir kadin

    Örtüsüz çiplak tahta masada

    Tipki ruhu gibi yapayalniz

    Efkarini ruhunun yalnizliginda bogmus

    O Rum meyhanesinde bir kadin

    Örtüsüz çiplak tahta masa

    Tipki kadinin ruhu gibiydi

    Masaya vurulan bir yumruk

    nasil ses verirse

    Çakilan bir çivi

    nasil incitirse

    Bir keser tahtayi nasil parçalarsa

    Kadinin ruhu

    Içtigi her kadehle ayni aciyi duyuyordu

    Hayallerdeydi kadin

    Birinin onu sevmesini umuyordu

    O Rum meyhanesinde bir kadin

    Kemanci bir seyler çaliyordu

    Ortada insanlar dansediyordu

    Kadehin dibini vurdu masaya

    Çal kemanci dedi çall

    Ve basladi oynamaya

    O Rum meyhanesinde bir kadin

    Gece gibi siyah saçlari

    döndükçe dalgalandi

    Ok kirpikli kara gözler birden bugulandi

    Elindeki kadehteydi o güzel bakislari

    Sevgisiz yorgun bedeni oraciga yigildi

    "Güzel kadindi be!"

    dedi müsterinin birisi.

    Hiç koynuma alamadim diye sizlandi ötekisi.

    "Garson" alamazdin abi

    Namusluydu o kadin

    Ama tek suçu!

    Bulamadigi sevgiyi kadehlerde aramakti

    O Rum meyhanesinde bir kadin!?…

    Alinti (https://www.renklidergi.com/yasam/insanlar/Rum-Meyhanesi)

    yazilar arasinda doanirken gordugum bir siiri buraya alintilayim istedim.

    Yakisir gibi geldi:)

  17. theguray tesekkürler açiklama için lakin halen anlayamadim ki böyle bir cümleye neden gerek duydunuz ve anlayis beklediniz:)

    ben deliyim ya öle yüzeysel anlayamiyorum iste:)) detay istiyorum bazen. konu ince ve hassas ise özellikle isterim:) sizi ilk yaniltan oldugum için sanslimiyim yoksa sanssiz mi?

  18. theguray tesekkürler açiklama için lakin halen anlayamadim ki böyle bir cümleye neden gerek duydunuz ve anlayis beklediniz:) ve

    "Kurtce Turkce den sayildigindan hesaplanmadi:) " cümlesinin açiklamasi

    "Turkce Sozlukteki Kurtce sozcuk bilgisine sahip olmadigimizi ve bunun icin bir inceleme yapmadigimizi ve o verdigim listeye bunun dahil edilmedigini anlatmak istedim .Uzun uzun yazmak yerine kisa anlatayim arkadaslar nasilsa anlar demistim (diye dusunmustum);" açiklamasi arasindaki iliskiyi de çözemedim:) kusura bakmayin lütfen:)) çok mu anlayissizim :))

    ben deliyim ya öle yüzeysel anlayamiyorum iste:)) detay istiyorum bazen… sizi ilk yaniltan oldugum için sanslimiyim yoksa sanssiz mi?

  19. Delisey sadece sasirtansiniz 🙂 o kadar…Sansla sanssizlika ilgisi yok boyle de bir bekentiye girmeyin kendimi sayisal loto gibi hissettim /zaten gene tutturamadim bu hafta da birsey.

    Peki siz istediniz ben yazayim:) (Gulumseme isaretlerine dikkat bu bazen malesef okunurken sozcuk olarak algilanmayip atlaniyor-ne yapalim dilimize yerlesti internetten birseyler alismak lazim/yada kabullenmek mi gerek)

    Turkce Sozcuk sayisini verirken kendi kullandigimiz sozcuklerle var olan arasinda bir kiyaslama yapabilmek icindi. Sonra aklima bunlarin ne kadari Turkce ve ne kadari baska dillerden diye bir soru dustu onun yanitini ararken sadece intten arastirma yapmadim bazi Universitelerde dil bilimi uzerine gorevlerde bulunan ve cok sevdigim edebiyatci baska arkadaslarima da sordum ve assagi yukari ustte alintiladigim sayiya ve listedeki dillere iliskin dokuman yapildi. Anadoluda ki yasayan dil yapilarina iliskin Rumca haric sizinde gordugunuz gibi bir bilgi dokumani yoktu buna gonderme yapmak amac o kadar…

    Az bir zaman dilimi oncesinde bir arkadasla konusurken delilerdir bazen goz onune cikarilmasi gerekeni ortaya doken diyorduk lafin uzerine geldin .Hos geldin koyun delisi:)

    Not: Laptopum motorsiklete binerken boynuma capraz atayim derken yere dustu kirildi artik mefta. Bu nedenle bir ingiliz arkadasim kendi laptopunu yenisini ben temin edene kadar verdi; ve tamamen gene bu nedenle laptopun klavyesinde Turkce harfler yok, o nedenle bazi sozcukleri dogru yerine oturtmak size dusuyor.Bazen sirf bu nedenle bazi yazmam gerken kelimeleri yazamiyorum:) Dolayli olarak anlatma yolunu seciyorum. Bunun sorunuzla ilgisi yok sadece bilgi vermek ve koyun delisi benzetmemi aciklamak icin dustum.

    Kendime not: Anlatimlarda renklidergide bir deli oldugunu bilerek daha anlasilir ve uzun yaz.;)

  20. amannn ben de tutturamiyorum zaten:)

    yalniz bir dip not renkli derginin delisi bir tane degil:))

    zaten ben anlamistim bu anlasilamama hep laptopun yüzünden di simdi anladim tamam:))))

    daha da sormayacagim…

    sonuç olarak kürtçe türkçeden sayilmaz:) her ikiside ayri ayri dir dil olarak:)

  21. Ne alakasi var:

    oyle olsa neden Kurtce Turkce gibi bir ayrim koyayim zorlama yorum bu senin ki olsa gerek.

    Klavyeye iliskin aciklamada sozcuk (koyun) yanlis yorumlanmasin diyeydi ama madem oyle bir anlama istegin var buyur.. Ne diyeyim…:)

  22. yahu bende anlamaya çalisiyorum :)) sabahlayayim mi simdi buna takilipta burada ?

    kürtçe türkçeden sayildigindan hesaplanmadi…. vallahi anlamadim simdi gidip kime sorayim ki ben bunu elbetteki yazinin kalemsörüne sormam gerekmiyor mu?

  23. Delidivane iyi geceler. Tv2de program izlemeye gittim kendime çay alayim derken gözüme ilisti neler olmus burada bir muhabbet bir muhabbet. Arkadaslar hepinize sevgiler. Ayrica Theguray hatirlttiginiz siir için de tesekkürler. Simdi gidip programimin kalanini izleyeyim reklamlar bitti..

  24. Benim yerime de izle .Benim TV sadece yedi Yunan kanali bir adette Turk kanali cekiyor o da TRT 1 sadece onceden bir kanal daha vardi ama yok simdi…

  25. Sevgili nilanya, delisey…

    Ben sizleri hepinizi seviyorum…

    Ne güzel renklersiniz siz ya…

    Yazmak bir sihir bence…

    Herkes yetenegi, kabiliyeti, kelime dagarcigi,

    Ve farkli bakis acisi olarak kalem esliginde kagida aktariyor…

    Paylasiyor en güzelide bu bence…

    Birbirimize ayna oluyoruz ögreniyoruz…

    gelismenin ögrenmenin siniri yok…

    Kimsenin kimseden çikari yok son derce özgür ve safiyane…

    Renkli dergi kurucularina sevgilerimi sunuyorum burdan…

    Ben burda olmaktan sizleri okumaktan sakalasmaktan, ögrenmekten mutluyum…

    Bunlar yaziyla oluyor… dedigim gibi yazmak bir sihir…

    Düsüncelerini sözle aktaramayan, ama yaziya gelince…

    Harikalar yaratan bir çok kisi var…

    Kalemleriniz susmasin canlar…

    Sevgiyle kalin…

  26. sevgi bir tilsim yasama sebebim:) hayata karsi tek savunmam elimden geldigince…

    emel anne bende seni seviyorum sevgi her daim hep kuzeyi gösteren pusulamiz olsun…

  27. emel serin yarin bir is görüsmem var. Uyuyayim da sabaha dinlenmis kalkayim dedim baktim ben yokken sizler buradaymissiniz bir selam göndermeden duramadim. Renkli Dergide en sevdigim bu yazi alti sohbetleri. Yazanlarin zarafeti beni büyülüyor. Hepinize sevgiler…Iyi geceler..

  28. Günaydinlar dostlar günaydin…

    Dilediginiz gibi geçsin gününüz…

    Nilanyacim insallah is görüsmen güzel geçer…

    Sevgiyle kalin…

  29. günaydin renklidergi. günaydin dostlarim. bu sabah yapilan yorumlari gördüm. açikcasi bazi yanlislar oldugunu düsünüyorum. delisey ben hiç bir sey anlamadim demissin thegurayin anlatiklarindan? ben ne anlatmak istedigini anladim. özelden sana kisacik bir geçis yapacagim? gününüz aydin olsun dostlarim.

  30. Demlikbau ;

    Deliseye yollayacagini co cok ozel degilse eger bana da yolla lutfen senin yollayacagin yorumu en az Deliseyin yaptigi yorum ve sorularini merak etigim kadar merak ettim simdi.. Ozelimden yolla sende bana ,sadece merak ama benimki…:)

  31. demlikbau buradanda yazabilirsin bence hiç bir mahsur yok:) anlamadigim bir seyi anlayana kadar ugrasiirm baska türlü rahatsiz oluyorum. ve konuyu anlayan kadar akilli olmadigimida belirtip duruyorum:)

  32. nilanya umarim yeni isine kavusur ve mutlu bir is hayati geçirirsin. sevgili theguray kardesim üzgünüm bu olayi daha fazla dallandirmak istemiyorum. zaten tamda bu konu üzerine benim bu sorunlarla ilgili bir yazi yayinlandi.

  33. demlikbau sana özelden yazdigin açiklamada da cevaben yazdigim gibi bir kirginlik ya da çözümsüz bir olay bir husumet yoktur olamazda…

    olay anlasilmistir konu da kapanmistir benim tarafimdan:))

    sorun yok yani:))) rahat olurmusun lütfen…

  34. nilanya yazinin yorumlari biraz farkli yerlere gitti bunun için nilanya ya bir özür borçlu oldugumu hisettim. özür dilerim bundan dolayi. musadenizle sizlerle bir siir paylasmak istedim.

    Istanbul`dan ayva da gelir, nar gelir
    Döndüm baktim, bir edali yar gelir,
    Gelir desen dar gelir;
    Gün asiri alacaklilar gelir.
    Anam anam
    Dayanamam,
    Bu is bana zor gelir.

    Orhan Veli Kanik

  35. Olur mu öyle sey? Neden özür dileyeceksin ki? Siiri kabul ediyorum, özür dilemeyi görmezden geliyorum. Neden dersen? Ben bayiliyorum bu yazi alti sohbetlere. Illaki yazinin üzerinde dönmesine gerek yok ki. Biz dostlar söylemeden de anlariz birbirimizi. Herkese sevgiler..

  36. Kirilmalar,dallanip budaklanmalar neler oluyor orda ya:) birsey mi kacirdik farkinda polmadan yoksa.Ne guzel eglenerek yaziyoruz-yazisiyoruz , ayni seyi Delisey inde hissettigine ve ayni keyfi aldigina eminim.Oyle bir his bende olsa Zeus gelse klavyemden bir satir cikmaz…Bak ya iste simdi Demlikbau beni uzdun. Ne diyim sana:)

    Tabi buda bir yorumdur oda kabulumuz.Bakis acisi yazilacak ki anlasilmazliklar aza insin.Halil cibran ne guzelde demis "dil yedi sozcuge inedikce kimse kimseyi anlayamaz" Okuyali 20 yil olmustur en az aklimda kaldigincaaktardim. Kutuphanem de Ankara da kaldigindan kitaba simdi ulasamadim alintida yanlislik varsa buna yorun.

  37. Is buldugum için bugün.Asil dogum günüm ocak. Ben bir kovayim. Bu burçtan ya deli ya dahi çikarmis. Ben ikisine de raziyim. Delilik de dahilik de güzel… Aslinda isbasi yapacagim ay da ocak. Ama aylardir issiz birisi için issiz geçen zamanlarin bitmesi kadar harika bir duygu yok…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here