Yedinci Kat “Haviye”

8
108

 

 

Durdu çocuk aniden, tuhaf bir ses peydah oldu kulaginda, anlamsiz bir tini, tiz-bas arasi, çiglik ve fisilti karisimi tuhaf bir ses. hani sanki 7000 yil susmus, 700 yil dinlemis, 70 yil çilehane ilminde lal edilmis, 7 yil ahur-u azab etmis de bugüne yetismis kadar huzur verici ve sanki 7000 yil yerküre nezdinde harlanmis, 700 yil cehennem kozalaklariyla horlanmis, 70 yil araf azabinda kalmis, 7 yil kabir azabiyla sual vermis iblisin çigligi kadar korkunç bir sesti duydugu.

Etrafa bir göz gezdirdi, yüzlerce insan, onlarca ruha tebelles oldu bakislari, hiç bir ruh bu sese tepki vermiyordu.  o an herkes çocuktan habersiz, benzer telas mahiyetlerinde yol almaktaydi isiklar sehrine. çok öteden bir çift göz onu izliyor hissine kapildi. Çevresine bir göz gezdirdi, herkes normal atislarindaydi yasamin, agir aksak ilerleyen düsünceler, kornalarla sesi bastiran bir dügün konvoyu, denge çizgisinde zikzaklarina gülen bir sarhos, yolun öte yaninda müsteri bekleyen bir hayat kadini, biraz ilerisinde bir araca egilmis pazarlik yapan bir travesti… yüzünü sagina çevirdiginde iki gençle karsilasti, piercing li kaslari çatikti birinin, digeri hararetini buz gibi küfürlerle dindiriyordu. Arkalarinda ilerleyen sakalli, salvarli sofu görünümlü amcadan haberdar degillerdi hiç süphesiz. 

“Isikli sehrin en alacali tonu olmaliydi bu semt, biraz saginda kaldirima bagdas kurup keyif çatan, saçi sakali birbiriyle tanismis, kaynasmis, elinde bir sise köpek öldüren, huzurun sirrina ermis bir dervis edasiyla çevresine tebessüm saçan adama dogru yanasti çocuk “

“özür dilerim rahatsiz etmek istemem ama sizde tuhaf bir ses duyuyor musunuz?” 

soruyu hiç duymamis gibi, duyup ta önemsememis gibi, belki gayri ihtiyari, yavasça kaldirdi basini, sorgu odasinda bir polis edasiyla bastan asagi süzdü çocugu, sonra siseyi dayayip agzina koca bir yudum aldi, kirli kazagiyla sakalini kuruladi, yüzünü çevirdi

çocuk biraz mahçup biraz çekingen sayilir bir ses tonu ayarlayarak soruyu degistirdi
 
“ben bu sehrin yabancisiyim, burasi tam olarak neresi” 

“s.k.lmis semt burasi” dedi yasli adam bir hisimla  “herkes bu gerçege yabanci, binlerce insan yolunu kaybeder her gün bu semtin yokuslarinda, yolun biraz asagisinda bulurlar yollarini, hafizalari az ileride sükre tutunur, secdeye yatar, sükrettirir bu semt adami, niyeti bozdurur, uçkuru çözdürür, nefsini öldürür, iki köseyi dönünce zemzemle yumdurur. etkileyici degil mi, çok çesitli, kimine mistik geliyor, kimine kirli, kimi bu sularda paklanir, digeri gelir çamura bulanir, ciltlere iyi geliyormus, genç tutuyor diyenlerde var . bir de fotograf makinesini alip bin türden, yüz açidan profilimizi çeken sözüm ona sanatkarlar var., artist falan saniyorlar bizi, hos daha hiç imzami isteyen de çikmadi,  tarlabasi çocuk burasi, cehennemin yedinci dibi” gülümsedi bir koca yudum çekti

Aldigi cevap karsisinda bir an afalladi çocuk sonra Saskinligini izbesine atip adama gülümsedi, kaldirimda kendine yer bulup adamin yanina bagdas kurdu. Bu sefer sasirma sirasi adama gelmisti. bir misafirperver edasiyla misafirine ikram olarak siseyi uzatti, çocuk ikrami kibarca reddettikten sonra, adam siseden koca bir yudum aldi ve

“ çok heveslenme derim, bir insana ihtiyacim yok, kendini basrol çizdigin kahraman masalina daha magrur bir kurban bul ve simdi s.ktir git basimdan.” 

“ama siz beni yanlis anladiniz, ortada ne bir hikaye ne de kurban arayan bir kahraman. hem kurban arayan kahraman  olur mu hiç ?.  tuhaf bir ses duydum, çevreme bakindim herkes çok telasli bu sehirde, zaman çok hizli akiyor bu yerde. bir sizde zaman alisilagelmis ritminde, bir tek siz huzurla gülümsüyordunuz bu sebebten sizle tanismak istedim” dedi çocuk bu kez ses tonuna biraz da dikbaslilik katarak.
 
“o vakit sorarsan söyleyeyim benim bir adim yok, beynimin ücra köselerinde bir yere saklamistim bir ara, bugüne kadar lazim olmadigindan hiç çikarmadim, simdi hatirlamiyorum bile. Yillarin daginikligi var beynimde, Ahmet godosuna göre beynim sulanmis alkolden.  Ahmet kim diye mi sordun ? az ilerideki büfeyi görüyor musun ?  ha iste o büfenin sahibi, her gece oradan alirim sarabimi senelerdir, su karsidaki travestiyi görüyor musun ? ha iste, her gün sarap ve yemek parami  da o verir. iste tümü bu çocuk bir ömrün hikayesi. sana uzun uzun anilar anlatmak isterdim ama beynim bunun için epeyce yasli, hafizamsa hiç bir zaman kayit tutmadi. bugün biter yarina geçerim, sakin dünü sorma hiç isim olmaz. bir tavsiye ister misin? kayit tutma çocuk, varliklarinda mutlu olduklarinla ol, bir gün gittiklerinde ise unut, yasama ani biriktirme, yalniz kalirsin acitir, yagmur yagar acitir, ölüler acitir, duyarsin acitir, çiçek açar acitir, yaslanirsin acitir.. canin acir da acir ” son kelime fisildar gibi çikti agzindan, siseyi agzina götürdü koca bir yudum aldi, bu kez kirli eliyle sakalini kurulayip gülümsedi.

“bakma sen bana çocuk nicedir kafam bozuk, zamanim bozuk, dengem bozuk çatlaklardan sizip karisiyorum hayata  çivisini düzdügümün düzeni benden bozuk “

NOT: arkadaslar size 7 katli, 7 basamakli, 7 öykü içinde 7 kahraman anlatacagim. ayni mahallede yasama tutunan hepsi birbirinden siyah yedi kisi ve bir semt “TARLABASI” muhtemelen kahramanlari pek sevmeyeceksiniz, ama yinede bir tanisin istedim.sebep mi ? ben onlari çok sevdim !!!

LEVENTDEN

 

 

8 YORUMLAR

  1. gözlerimizin yollarda kalmasina degmis dostcum :))bu kahramanlari ben de çok sevecegim sanirim.anlatimin çok güzel, çok akici.kelime bütünlügü, konu.. hepsi muhtesem 🙂 selam olsun güzel yüregine cancagizim..;)

  2. dostcum çok tesekkür ederim sicacik yorumun için, yaziyi daha da önemlisi içerigini sevmen beni nasil mutlu etti bilemezsin. kocaman öpüyorum seni =)))

    tam da tahmin ettigim gibi kahraman pek sevilmemis, kahramanlar da pek sevilmeyecekler demek ki. umuyorum ki bunun kusuru anlatimdadir. bir de argo ve küfürlü anlatimdan dolayi simdiden özür dilerim herkesten. tarzim degildir esasen ama kabul edersiniz ki tarlabasi'da çekingen, uslu cümlelerle anlatilmazdi 🙂

  3. dostcum çok tesekkür ederim sicacik yorumun için, yaziyi daha da önemlisi içerigini sevmen beni nasil mutlu etti bilemezsin. kocaman öpüyorum seni =)))

    tam da tahmin ettigim gibi kahraman pek sevilmemis, kahramanlar da pek sevilmeyecekler demek ki. umuyorum ki bunun kusuru anlatimdadir. bir de argo ve küfürlü anlatimdan dolayi simdiden özür dilerim herkesten. tarzim degildir esasen ama kabul edersiniz ki tarlabasi'da çekingen, uslu cümlelerle anlatilmazdi 🙂

    tabi artik tarlabasi'mi kaldi da diyebilirsiniz tam da sözün bu yerinde 😉

  4. merakla bekliyorum diger kahramanlari..oldum olsai ilgimi çekmistir siradan gibi görünen insanlarin derin hayat hikayeleri…anlatiminiz mukmmel ..içine aliyor insani sanki evin camindan bende izledim çocukla adamin muhabbetini…:))

  5. Eger bu yazi hakkinda söylemem gereken bir sey varsa o da dilini, konusunu, ruhunu çok begendigimdir. Ancak, kahramanin agzindan çikanlar için özür dilememis olsaydin simdi yildizlari yagdiracaktim sana…:)) (açiklama yaptigin için ayrica pek zarifsin)

    Ne yani, o çocuk gökten zembille mi indi o semte, o adi olmayan, beyni peltelesmis adamin tam da karsisina? ha!

    Bu o semtin gerçegi ve gerçekleri sansürsüz yazmak da yazarin görevi..:)

    Simdi merakla bekliyorum digerlerini..:)

  6. melek çok tesekkür ediyorum ilgine, yorumuna ve begenine.. betimleyebilmek benim için çok önemliydi dile getirdigin için sagol 😉

    deliseyim öncelikle yorum için çok tesekkür ederim. o çocuk oraya neden geldi nasil geldi söz veriyorum son katmanda cevaplayacagim. baglayacagim birlestirip tüm öyküleri bir son yapacagim =)

    simdilik kalsin orda, onlara dalip kaybolsunlar biraz, biz katlari çikalim :)) tabirinle yürege öpücük 😉

  7. Hayir bitanem, "o çocuk oraya nasil geldi" demem su ki; o çocuk o beyni peltelesmis ve diger beyni katledilmis karakterlerin saf ve temiz yani manasinda yazdim! Yani o çocugun dilinden geçmisin envanteri gibi algiladim.

    Velevki o çocuk da ayri bir karakter olsun! Yine o çocuk uzaydan inmedi, burada bu ülkede, bu toplumda, bu baskida, bu aymazlikta, bu sosyal hödüklügün içinde yasiyor. Az sonra uyum saglayacaktir etrafa…:))

  8. himmm bu fikir bana çok cazip geldi, çok iyi bir çikarim esasen. kötülesen bir dünyada masumlugun simgesi bir çocuk. hem belki büyümez de, belki büyüyene kadar dünya degisir.

    ama bu çikarim gerçekten hosuma gitti…:)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here