Zaman – Zaman Paradoksu

4
68

Zaman dünyaya gelmis en güçlü en kudretli en zengin en ukala en densizin bile önüne geçemedigi anlar toplulugu. Fazla bir özelliginizin olmadigini düsünüp çaresizliginize siginabilirsiniz belki körü körüne.

 Gerçegin adil uygulandigi hepimize esit derecelendirmeler yaptigi ender kavramlarda biri zaman. Bunu bilmek ferahlatsa da insani yok olma duygusu akla geldiginde bir parça da korku salar içten içe. O anki sorununuz yasama dair sorunlariniz algilamaniz sizi ne tarafa götürürse bir taraflarinda durup öyle kabulleniyoruz.
Bir film izlemistim alkol hakkinda söyle diyordu:

“Alkol içerken saniyede 1000 hücre öldürür ilk basta konusma ile ilgili hücreler ölür agzin laf yapmaya baslar, çenen açilir. Ikinci olarak dudaklarin serbest kalmaya baslar etrafina siritmaya baslarsin. Daha sonra ayakta durmakta zorlanir bulundugun yasadigin ortamla iliskini saglayan hücreler ölmeye baslar. Ferah ve aydinlanmis hissedersin. Ki öldürülmesi en zor hücreler acilar, hatiralardan silinemeyenlerdir. Onlari öldürmek için daha çok, daha çok içersin, unutmayi basarabilmek kendini son yolculuguna ugurlamakla son bulur ancak.”

 Unutmak bazen istedigimiz tek sey olur. Ona ulasabilmek de ne kadar zordur. Askinin sana yaptiklarini seni nasil yavan biraktigini unutmak. Aklina bile getirmeyi istemedigin digeriyle birlikte neler yaptigini düsünmemek. Bilmem kaç yüz kilometre ötede veya hiç önemi yok, burnunun dibinde ama artik göremedigine, özlemle yanip tutustugunu unutmak. Is yerinde çektigin azabi, yalakaliklari, boynunu egdigin insanlarin kisiliklerini unutmak, çocugunun yaninda olamayip ne yapiyor ne yiyor ne içiyor düsüncesini unutmak..

 Türlü sorunlarimizin çözüm yollarini aramak, cevaplarini bulamadigimiz anlarda en çok destek çikan özel bir özelligimiz unutabilmek. Basarabilmek de kisisel bir degisim gösterir tabi. Her ne olursa olsun zaman yinede hafifletir; biraz daha, az daha, bir miktar daha zaman, sonra geriye bir bakarsiniz yüreginiz söyle bir ah çeker hafiften küçük bir tebessüm yüzünüzde gününüze kaldiginiz yerden devam. Belki de olmasi gereken bu. Sansli olanlarimizda var tabi. Sonunda sevdigine kavusanlar, sevdigi isi yapabilme sansini yakalayanlar. Vesaire vesaire…

Sorun olan bitenin farkinda olup yaptigi her seyin üzerine geldigini bilen ne kadar çabalasa da isin içinden çikamayanlarda. Burada konuya bakis açisi da farkli. Günümüzde insanlarin insanliklarinin sorgulanmayan hürriyetleri olarak kabul ettirilmeye çalistirilan, güçlü olanin hakli olmasi gerektigi sonucuna uygun yasayis tarzi geçerli çünkü. Senin onun bunun hürriyeti digerinin hürriyetinin içinde sakli. Eheh ve biz Cumhuriyeti yasiyoruz. Siyasal kavramlardan uzak, halkin içinde yok sen böyle düsünüyorsun digeri öyle düsünüyorlar la hala ugrasmak ne saçma ne kadar göz boyayici bir ikilem. Basindaki patronun, verdigi üç kurus parayla senin padisahin konumunda iken sosyal yapi denen bir yapi darmadagin olmusken parasi olana kardesim ben görmüyorum ne yaparsan yap ama parani arttir düsünce yapisiyla neye nereye kadar bu sekilde yasanilir bilmiyorum. Ki kisilerin elleri kollari o kadar bariz baglanmis ki kimse sorununu çikip haykirabilecek durumda degil. Ekmek parasi aslanin agzinda devri çoktan bitmis. Aslan mertlik soyluluk simgesi sayilabilir. Simdikiler artik serefsizlikle ekmek parasi veriyor. Ve buna örtbas edilen bankalar, yurt disina çikarilan paralar, örtülü ödenekler ve herkesin gözü önünde yasanan birçok örnege ragmen hala yapanin yanina daha çok kâr kalmasi eklenince, sorun daha dayanilmaz hale geliyor.

 Iyi örnekler ne kadar çogalsa da milletçe sesimizin çikmadigi her an daha da artarak devam edecek bu tür davranislar. Ve gelecek hiç de parlak gözükmüyor uyanmanin zamani geldi ki gelen genç nesil daha adil daha özgür daha paylasimci mi yetisir baska bir yola mi sapar artik dönemecin tam ortasindayiz. Paylastikça büyümek dogruyla ayakta durmak ufkumuzu tahmin edemeyecegimiz kadar genisletecektir ki hiç kolay degil. Zaman içinde unutulmuslar arasinda kalmamiz dilegiyle…

4 YORUMLAR

  1. :)) Yine yeniden nette fazlasiyla paylasilmis, kimin fikir ve düsünceleri belli olmayan bir yazi…

    siz bikmadan bu tür yorumlarin altina "alintidir" yazmayacaksiniz, ben sürekli bu konuda ikaz edecegim maalesef…

    site olarak bu konuda duyarli oldugumuzu düsünmekteyim halen…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here