Zamansiz Gelen Firtina…

8
110

Soguk rüzgârlar esiyor simdilerde birakip gittigin bu kente… Günes gösterse de yüzünü isitmiyor her sey gibi oda sahte..

Yapraklar savruluyor bir ugultuyla, bu yorgun sokaklarin emektar kaldirim taslarina… Tek tük insanlar geçiyor yanimdan hizli adimlarla… Üstlerinde siyah paltolari gizlemeye çalisir gibi içlerindeki yaralari… Ayni benim gibi, yüzlerde hep ayni ifade “keske” lerin çoklugu ve ulasilamayanlarin yoklugu…

Yillarin biraktigi hatiralar çizgi çizgi yüzlerde… Adeta hüzünlerle boyanmis ayriliklarla süslenmis bir portre..

Simdilerde yalnizlik oldu bu kentin adi… Yok artik küçük çocuklarin sen kahkahalari. Belki halen vardir ama ben duyamiyorum..

Yagmurun sesi geliyor disaridan “pit pit” damlalar düsüyor pencereme ve los bir isik doluyor ardindan, elimde çayim düsünüyorum sadece öyle oturmus bir kenara… Düsünüyorum… Radyoda çalan bazi sarkilarda bizi yakaliyorum… Bir zamanlar bize taniklik etmis sevgimize misafir olmus o melodilere o sözlere rastliyorum ve gözlerim uzaklara daliyor… Yasanan anilar bir film seridi gibi geçiyor o an her sey duruyor sanki tüm dünya. Geçmisle yüzlesmek, geçmisi anmak ve suan bulundugun zamani anlamak, bitisleri kabullenmek yeni baslangiçlar için umut taslari biriktirmek bu düsünceler sahilinde…

Sanki bir zamanlar söyledigimiz sözler kumsala yazilmisti ve sanki o gün kumsalda yürümüstük… Sonra bir dalga geldi ve sildi bütün sözleri hiç söylenmemis gibi, dahasi bütün ayak izlerini, hiç bir araya gelmemisiz gibi… Yani her seyi alip götürdü bizden. Simdilerde herkes kendi yolunda, kendi kumsalinda ve simdilerde ben masallardaki denizkizlari gibi inciler döküyorum gözlerimden… Günesle piril piril olmus türkuaz mavisi denize, pul pul baliklar, kiyiya yaklasan beyaz martilar soruyorlar “neden üzgünsün” diye… Susuyorum… Sadece susuyorum, kulagimda tanidik sarkilarin melodisi gözlerim gökyüzünün maviligiyle bulusmus ve uzaklarda bir hayali arar gibi susuyorum..

Sense simdilerde sokakta gördügüm yüzlerden, adini bilmedigim kimselerden daha yabancisin ve..

Içimdeki hüzün pinarini costuran bir firtinasin zamansiz gelen ve zamansiz biten…

8 YORUMLAR

  1. Elinden geleni yaptiktan sonra, sira ayagindan geleni yapmakta; 'Gitmek gibi mesela' herkesin zamansizligin pençesindeki saskinlikta olmasi ne tuhaf….

  2. iskender pala aski su sekilde tanimliyor:

    ASK:binler basli nehirler gibidir yolculuklari ne kadar farkli olsada döküldukleri yer aynidir.diye ben de su an yasayanlar ne kadar farkli olursa olsun duygular aynidir diyorum.bu duygulari yasayan bi insan olarak.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here