Evlerinin bahçesine geldiğimizde arabadan ilk önce ben indim kapıya yöneldim. Ali arabadan indi ama eve doğru gelmedi bahçede çiçeklerin arasında bir iskemle çekip oturdu. Yanına doğru gittim.

—iyi misin?

19 Mart 2010
delidivane

Küçük acıları pek sevmiyorum!

Hani şöyle bir dokunup geçen, gitme vakti geldiğinde. Acı dediğin; yakmalı, yıkmalı, kendinden geçirmeli, dibe vurmalı insan... Beni parça parça etmeli, yokluğa sürüklemeli ki; yeniden umut edebileyim sancılı doğuşları, ve yeniden doğayım yandığım kül olduğum tükenmişliğimden. Hiç olmadığım kadar çamura batmalıyım ki, tekrar sevgiyle yıkanıp arınabileyim. Değil mi ama? Acı dediğin böyle olmalı nefes bile alamamlı insan...Evet böyle olsun isterdim!

19 Mart 2010
delişey

Hayata geldiğimiz yer ile hayatta gelmek istediğimiz yer arasında geçiyor ömrümüz. Zorluklardan seçmeli hayatlar yaşıyoruz. İsteklerimiz imkanlarımızla orantılı değil. Seçtiğimiz her şey için,başka bir şeylerden vazgeçmemiz gerekiyor. Sevdiğimizi seçtikçe mutlu, seçtiğimizi sevdikçe huzurlu oluyoruz. En çok istediğimiz şeyler hiç istemediklerimizle iç içe geçmiş halde çıkıyor karşımıza, istediğimiz bir çok şeye ulaşmak için istemediğimiz bir çok şeye katlanıyoruz. Sevmediklerimizi, sevdiklerimize bedel koyuyor hayat. Hayatımızı şekillendiren bazı şeyler elimizde, bazıları değil...

19 Mart 2010
nazlı

Yazmak istiyorum...

Sana ulaşıncaya kadar yazmak...

Kim bilir nerdesin şimdi?

Bilinmez ama,

En azından sol üst köşemde olduğunu biliyorum...

Bütün hayat belirtilerini kaybettim aslında

19 Mart 2010
happiness

Lara burnu açıklarında yaşayan genç ve güzel bir kız gönlünü bir deniz astsubayına kaptırmıştır. En büyük sorunları o güzel deniz astsubayının mezun olup genç kıza evlenme teklif etmesidir. Okul nihayet biter. Lara burnunda oturan güzel kıza deniz astsubayı biraz buruk girer, kız biraz bundan huylanır;

18 Mart 2010
BozuKSysteM

Ellerin nerede hani, hiç ayrılmamak için tutuştuğumuz ellerin?

Avuçlayıp yanaklarıma dokunduğun,

Saçlarımı okşadığın, kenetlendiğim, güç aldığım ellerin nerede?

Gözlerin nerede, o yemyeşil bozkırları andıran derin bakışlı gözlerin

18 Mart 2010
delidivane

“üşüdüğüm zamanlarda hatırladım seni..

çünkü ben hep üşüdüm..

bir odada boğulurken sensizlikten ..

ben hep üşüdüm....

şimdi diyorsun ki unut beni...

seni unutmak mı asla....

18 Mart 2010
melike71.

Genç bir semazen olarak 2008 yılında gerçekleştirdiği elektronik müzikle sema projesi ile büyük ilgi gören Emre Yıldırım, bu kez köklerine döndüğü yepyeni bir sufi dans projesi olan “Aşka uyanış” ile 19 Mart Cuma akşamı , saat 20.00’da , Fatih’te mistik bir performans mekanı haline gelen “Sultan Sarnıç” sahnesinde izleyicilerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor.

17 Mart 2010
Serkan Aygören

Balkondaki rüzgar çanı kendi aleminde ..

Ezan sesi günlük alışkanlığın dışında daha bir ilahi…

Akşamın karanlığına kendimi terk ederken aklımdaki tek düşünce ‘iki karanlık arasındaki boşluk neden bu kadar hasis duyguların esiri?’

17 Mart 2010
nilanya

Ben herkesi severim de,

Konu aşk'sa !

O bir tek sana...

Senin için de ö-ne-mi varsa,

Kaçma benden, beni anla.

Gözlerimdeki yaş mı? Haaa

Şu an soğan soyuyorum da mutfakta(!)

17 Mart 2010
delişey
< Önceki1234...