Alkol komasına girecek kadar içtiğim rutin günlerden biriydi, ilk defa kusmayı başarmanın verdiğim muhteşem rahatlıkla kendimi yatağa attım. Sürekli şekil değiştirip eksenden bağımsız hareket eden odamın baş döndüren dansına son bir kez baktım ve sızdım!
Yarınlar senin,senin bebeğim
Umutla,sevdayla,neşeyle büyü
Ben yaban gülüyüm,sen kelebağim
Papatya,karanfil,laleyle büyü
Seni bekler umut dolu yarınlar,
Sevdaya koşarken düşmeden büyü
Suretine bakınca tözüm çatlıyor...
Ve aşkının her zerresi nefesinde,
Gönlüm seninle ayaklanıyor...
Düşüyorum, yalpalıyorum, tutuyorum bir daldan,
Ben ve O'nlar
Yalnızlığıma mahkum olmaktansa
Fotoğraf çektim defalarca
Kadınlar ve Erkekler çalışmam...
Haydarpaşa treninde başlıyordu bu öykü,
O sabah her zamankinden daha ağırdı yükü,
Yaşıtları sütle kahvaltı yaparken evde ,
Onun uykusuzluktan gözleri kapanıyordu trende.
Terk edilmek... Ne acı bir şeydir onu yaşayan için bu kelimenin anlamı.Yalnızlıktan korkar mısınız? Soğuk gelir mi size yaz ayları? Ağustos ayında yatakta üşüdüğünüz oldu mu hiç? Yemek kaşığı hiç bir ton bastı mı çorba içerken? Baktığınız her yerde onun yüzünü gördünüz mü? Ağlamaktan şişti mi o güzel gözleriniz? Tırnağınızı dişlediğiniz ve sigarayı diplediğiniz oldu mu? Her şarkıda onu düşlediğiniz? Taşıdığınız cüzdandan taktığınız küpeye giydiğiniz bottan siyah kota kadar her şeyin onu hatırlattığı oldu mu hiç? Yalnız parklarda boyoz yemek, vapurlarda çay içmek, elinize her telefonu aldığınızda eski mesajlarını bir türlü silemediğiniz oldu mu sizin? ,
Türkçe içerigi hayatta tutun, siz de Renkli Dergi’de yazın. Ayrıntılar için tıklayın.