
Bilinmeyenin dünyasına yapılan yolculukta ilk karşılaşılan kavram, parapsikolojidir. Aynı zamanda bir çok üniversitede bilim dalı olarak okutulmakta ve araştırılması yapılmaktadır.
Dış dünyayı algılayabilmek için beş duyumuzu kullanırız. Oysa bazı durumlarda bu beş duyumuzun haricindeki bir takım algılama biçimlerine başvururuz farkında olmadan. Kimileri ise bu yetilerinin oldukça farkındadırlar ve bunu kullanabilirler. İşte buna altıncı duyu diyoruz.
Bununla birlikte yüzyıllar boyunca altıncı hissin varlığını ispatına çabalayan bilim adamlarının en büyük endişesi bahsedilen altıncı duyunun sınırlarını belirleyebilmek olmuştur.
"Üç vakte kadar büyük bir paraya kavuşacaksın" tarzında falcıların kehanetleri oldukça genel ve uydurma olabilecek şeylerdir. Bununla ilgili olarak iki başlık altında bir sınırlandırma getirilmiştir.
- Deney, en azından dış dünya hakkında geçerli bir bilgiyi kapsamalıdır.
- Bilgi, duyu organları ya da mantıksal yollarla başka aracılar vasıtası ile alınmalıdır.
Altıncı his, temelde iki şekilde oluşmaktadır. Telepati ve durugörü. Kimi zaman bu iki olguyu birbirinden ayırmak güç olsa da ikisi de birbirinden farklıdır.
Telepati; Bir başkasının yaşadığı deneyin (zihinden geçen düşünceler vb...) algılanmasıdır.
Durugörü ise objektif olayların mesela görüş alanı içerisindeki cisimlerin algılanmasından ibarettir.